Close Menu
TarihenTarihen

    Güncellemeler için abone ol

    Tarihen'den, tarih hakkında tüm bildirimleri alın.

    Son Eklenenler

    Sanat Akımları: Dönemlerin İzinde Yolculuk

    5 March 2025

    Tarih Kurguları: Romanlar ve Filmlerde Geçmiş

    2 March 2025

    Çizim ve İllüstrasyon: Gelenekten Moderne

    2 March 2025

    Osmanlı İmparatorluğu’nda Eğitim ve Bilim

    27 February 2025

    Yenilikçi Sanat: Sokak Sanatlarının Yükselişi

    26 February 2025
    X (Twitter) Instagram
    • Hakkımızda
    • Arşiv Dosyaları
    • Künye
    • Yayın İlkeleri
    • Yazarlarımız
    • Kategorilerimiz
    • İletişim
    X (Twitter) Instagram RSS
    TarihenTarihen
    • Türk Tarihi
    • İnsanlık Tarihi
    • Arkeoloji
    • Kültürler
    • Mitoloji
    • Şahsiyetler
    • Sanat
    • Savaşlar
    • Yapılar
    • Bilim ve Teknoloji
    TarihenTarihen
    Home»İnsanlık Tarihi»Amerikanın Keşfi – Kristof Kolomb Yeni Dünya’nın Kaşifi
    Amerikanın Keşfi – Kristof Kolomb Yeni Dünya’nın Kaşifi
    Amerikanın Keşfi – Kristof Kolomb Yeni Dünya’nın Kaşifi
    İnsanlık Tarihi

    Amerikanın Keşfi – Kristof Kolomb Yeni Dünya’nın Kaşifi

    Alp TiginBy Alp Tigin20 May 20233 Comments4 Mins Read
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Tumblr Telegram WhatsApp Copy Link

    İçindekiler

    • 1 İlk Seferi
    • 2 İkinci Seferi
    • 3 Üçüncü Seferi
    • 4 Dördüncü Seferi
    • 5 Seyir Defteri

    Kristof Kolomb (Christopher Colombus), İtalyan kâşif ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesiyle birlikte artan vergiler sonucunda yeni ticaret yolları bulmak adına deniz yoluyla Asya’ya ulaşmak üzeri yola çıkmıştı. Fakat karadan ayrılışından aylar sonra karaya ilk ayak bastığında burayı amaçladığı yere “Asya’ya” geldiğini düşünüyordu. Öldükten sonra Amerigo Vespucci tarafından anlaşılacaktı ki burası Asya değil Amerika kıtasıydı.

    Kristof Kolomb’un hikayesine erken dönemlerden başlayacak olursak, 31 Ekim 1451’de İtalya Cenova’da doğmuştur. Kolomb’un bazı teorilere göre Portekiz’de doğdu da iddia edilir. Erken yaşlarında denizle ilgilenmiştir ki kendisi 10 yaşında denize açıldığını ve ilerleyen zamanlarda pek çok deniz seferinde bulunduğunu yazar. Kolomb bununla da kalmamış pek çok tarihi eseri okumuş ve coğrafyaya merak salmıştır. Zaten dönemin artan coğrafya bilgisi ve Kristof Kolomb ile Coğrafi Keşifler resmen başlayacaktır.

    Dünya’nın düz değil küre şeklinde olduğu bilinse de Kilise tarafından bu iddialar saçma olmaktan öteye geçmemiş, hala dünyanın düz olduğuna inanılıyordu. Fakat Kolomb, Floransa’lı matematikçi ve astronom Paolo dal Pozzo Toscanelli’nin mektubunda bulunan harita sayesinde dünyanın küre şeklinde olduğuna oldukça yoğun bir şekilde inanmaya başlamıştı. Toscanelli’nin haritasını gören, Kolomb İspanya’dan çıkıp düz bir şekilde ilerleyerek Asya’ya varacağını sanıyordu. Tabiki de ortada bir kıta olduğunu bilmiyordu. Toscanelli’nin haritasının kaynağının Müslümanlar olduğu düşünülse de ortada kayda değer bir kayıt bulunmamaktadır.

    Belirtilmesi gereken önemli bir husus Kuzey Amerika’ya daha önceden Vikinglerin gitmiş olduğu fakat bunun bir keşif olmadığıdır. Yapılan kazılardan Vikinglerin burada bir yerleşim yeri kurduğu oldukça net bir şekilde anlaşılmaktadır.

    Kristof Kolomb tarafından, kendisi yeni bir kıtayı keşfettiğini bilmeden vefat etse de bu olayın “keşif” olarak adlandırılmasın nedeni, Kolomb’un gittiği yerlerden oldukça bol örnekler getirip aynı zamanda bunları seyir defterine kaydetmesidir. Yani gittiği yerlerde bulunan neredeyse bütün yaşamı Avrupa’ya getirip bildiklerini yaymasından kaynaklanır.

    Kristof Kolomb, seferine çıkmadan önce dönemine göre ciddi bir coğrafi bilgiye sahipti fakat yolculuğu karşılayacak maddi desteği yoktu. Bu yüzden Kolomb ilk önce Portekiz kralı II. John’dan yardım istedi. Kral maddi destek vermedi, Kolomb ikinci kez şansını denemek adına tekrar krala başvurdu fakat bu çabası da 1488’de Bartholomeo Dias’ın Ümit Burnu’nu keşfetmesi üzerine başarısızlıkla sonuçlandı. Kolomb pes etmeyerek İspanya Kralı Ferdinand’ın hazinedarı Luis de Santangel’in aracılığıyla Kraliçe İsabella ve krallığın desteğini almayı başardı. Elde ettiği desteği bulan Kolomb, Santa Maria ve diğer 2 gemisi ile yolculuğuna başladı. Kolomb bu seferinin ardından 3 sefer daha gerçekleştirecek, 3. seferinde ana karaya ayak basabilecekti.

    Kristof Kolomb, yolculuk için maddi desteği bulmuş olsa da yolculuk için belli koşulları ve şartları vardı. Kolomb, eğer yolculuğundan başarılı bir şekilde döner ve söylediği gibi Asya’ya ulaşmak için yeni bir yol bulursa “Okyanus Denizi Amirali” rütbesi ve Asya’nın Kral naipliğini istiyordu. Kral ve Kraliçenin onayı ile bütün şartlar kabul edildikten sonra yolcuğuna başladı.

    İlk Seferi

    3 Ağustos 1492’de Cadiz limanından Santa Maria, Pinta ve Nina adlı üç gemi ile denize açıldı. Cadiz limanında yolcuğuna başlayan yolculuğunun ilerleyen aylarında Sargosa Denizin de kapana kısılıyor. Yosunlarla kaplı denizden kurtulan Kolomb çok geçmeden 11 Ekim 1492’de yerlilerin Guanhani adını verdikleri karaya ayak basıyor. Yerlilerin “Guanhani” dediği yere, Kolomb “San Salvador” adını veriyor.

    Kolomb, yaptığı ilk sefer sonucunda yerli halkın oldukça sevecen, sıcak kanlı ve zararsız olduğunu seyir defterine kaydediyor. Aynı zamanda burada bulunan insanların oldukça ilkel olduklarını, demiri işleyemediklerini, kolaylıkla ağır işlerde çalıştırılabileceğini yazıyor.

    Çeşitli araştırmalar da bulunduktan ve etrafına bir göz attıktan sonra İspanya’ya geri dönüyor. Geri dönerken de oradaki bitkileri, meyveleri, hayvanları ve insanları gemilerinde ağırlayıp İspanya’ya götürüyor. Çeşitli sorunlar çıksa da Kral ve Kraliçe’den anlaştığı gibi Okyanus Demiz Amirali rütbesi ve Asya’nın Kral naipliğini alıp tekrar yola koyuluyor.

    İkinci Seferi

    25 Eylül 1493’te tekrar yola koyulan Kolomb bu sefer daha fazla bilgi ve araştırma ile İspanya’ya geri dönüyor.

    Üçüncü Seferi

    30 Mayıs 1943’te 3. seferi için yola çıkan Kolomb ilk defa anakaraya ayak basar. Bastığı anda burayı cennet olarak nitelendirir. Burayı cennet olarak nitelendirmesinin nedeni cennetin doğuda bilinmesinden ve vardığı anakaranın doğal güzellikler ile çevrelenmiş olmasından kaynaklı olduğu düşünülüyor. Kolomb aynı zamanda bu yolculuğundan manyetik deklinasyonu (manyetik sapma) da keşfediyor. Kolomb öncesi hiçbir kaynakta geçmeyen manyetik deklinasyon ilk defa onun seyir defterinde geçiyor.

    Dördüncü Seferi

    1502 yılında gerçekleştirdiği son seferinde dahi gittiği yerleri Asya sanıyordu.

    Kristof Kolomb 1506 yılında öldükten sonra, Güney Amerika’ya Amerigo Vespucci’nin gitmesiyle Asya hakkında bilinen bilgileri gördükleriyle karşılaştırıp buranın Asya’ya hiç benzemediğini dile getirmesi ve burasının tam anlamıyla yeni bir yer olduğunu anlamasıyla artık Amerika’nın, Asya olmadığı anlaşılacaktı.

    Seyir Defteri

    Kristof Kolomb, yaptığı yolculukları oldukça ayrıntılı bir şekilde seyir defterine kaydetmiştir. Sargosa Denizini, manyetik deklinasyonu ve Asya sandığı kıtanın gördüğü bütün özelliklerini seyir defterlerine kaydetmiş ve bunları diğer denizciler ile yolculukları sırasında bir sorun ile karşılaşmamaları açısından paylaşmıştır.

    Yazıyı oyla
    amerika amerikanın keşfi kristof kolomb
    Share. Facebook Twitter Pinterest Tumblr Telegram WhatsApp Copy Link
    Previous ArticleÇatalhöyük Neolitik Antik Kenti – İnsanlık Tarihinin İlk Yerleşim Yeri
    Next Article Coğrafi Keşifler Nedir? – Coğrafi Keşiflerin Nedenleri Ve Sonuçları
    Avatar of Alp Tigin
    Alp Tigin
    • Website

    2019 yılından itibaren kurmuş olduğum tarihen.com web sitesinde elimden geldiğince araştırdığım konuları detaylı olarak siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaya çalışıyorum.

    Related Posts

    Tarih Kurguları: Romanlar ve Filmlerde Geçmiş

    By Alp Tigin2 March 2025

    Osmanlı İmparatorluğu’nda Eğitim ve Bilim

    By Alp Tigin27 February 2025

    Savaşların Reformlara Etkisi: Yenilik ve Değişim

    By Alp Tigin18 February 2025

    3 Comments

    1. Avatar of Muhammed Hasan
      Muhammed Hasan on 25 August 2024 20:41

      Yazınız için teşekkürler! Fakat Kolomb’un keşfetme anlayışı daha çok sömürgeci bir zihniyeti yansıtıyor, değil mi? O dönemdeki kıyasıya rekabetin etkisini biraz daha merak ettim. Başka kâşiflerin bu süreçte rolü vardı mı? Onlar hakkında da biraz daha bilgi ekleyebilir misiniz?

      Reply
    2. Avatar of Leyla
      Leyla on 25 August 2024 20:46

      Yazınız için teşekkürler! Ancak Kolomb’un keşfi gerçekten de yeni bir kıtayı keşfetmek miydi yoksa var olan bir yerdeki yerli halkı görmemek mi? Bunun üzerinde düşünmek ilginç olabilir. Kolomb’un tüm bu seyahatleri gerçekten de bir keşif olarak mı adlandırılmalı yoksa mevcut olan bir bilgiyi göz ardı edip yanlış yönlendirilmiş bir kişi olarak mı değerlendirilmelidir?

      Reply
    3. Avatar of Tuğba
      Tuğba on 27 August 2024 02:17

      Gercekten ilginç bir yazı, ama Kolomb’un keşiflerini sadece kendisinin üzerineden değerlendirmek yanıltıcı olabilirmi? Dönemindeki diğer denizcilerin ve araştırmacıların etkisi de gözardı edilmemeli. Sizce bu açıdan nasıl yaklaşmalıyız?

      Reply
    Leave A Reply Cancel Reply

    Reklam

    Son Eklenenler

    Sanat Akımları: Dönemlerin İzinde Yolculuk

    By Alp Tigin

    Tarih Kurguları: Romanlar ve Filmlerde Geçmiş

    By Alp Tigin

    Çizim ve İllüstrasyon: Gelenekten Moderne

    By Alp Tigin

    Osmanlı İmparatorluğu’nda Eğitim ve Bilim

    By Alp Tigin

    Yenilikçi Sanat: Sokak Sanatlarının Yükselişi

    By Alp Tigin
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Instagram
    Tarihen
    X (Twitter) Instagram RSS
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Yayın İlkeleri
    • Yazarlarımız
    • Arşiv Dosyaları
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik Politikası
    • Kategorilerimiz
    • İletişim
    © 2026 - Tarihen | All Rights Reserved | Tüm Hakları Saklıdır

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.